
“Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur ve Muhammed O’nun elçisidir” (La ilahe illallah ve Muhammedür-Rasulullah) tevhitinin şehadetinden sonra İslam’ın en önemli direği namazdır
Her mümin bilir ki: Kıyamet günü Allah’ın kendisine ilk soracağı şey namazdır.
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) vefat ederken şöyle buyurdu:
إِنَّ أَوَّلَ مَا يُحَاسَبُ بِهِ الْعَبْدُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ مِنْ عَمَلِهِ الصَّلاةُ
“Muhakkak ki kıyamet günü Allah’ın kuluna, ilk önce namazından dolayı hesap sorulacaktır.”.
Hadis Ahmad tarafından rivayet edilmiştir (2/290).
Namazına özen gösteren, onu koruyan ve cemaatle kılma imkânı bulunduğunda onu kılana ne mutlu. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
فَإِذَا حَضَرَتِ الصَّلاَةُ فَلْيُؤَذِّنْ
«Namazı benim gibi kılın.».
Buhari (631).
Peygamber Efendimiz (ﷺ) müminlere “ihsan”ı, yani namazı en güzel şekilde kılmalarını emretmiştir.
Namazı güzel kılmanın önemli unsurlarından biri de “Tesviyetü’L El-Sufuf” yani toplu namaz kılarken safların hizalanmasıdır. Bu, saflerın yoğunluğu, sürekliliği ve tamlığıdır.
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) insanlara şöyle buyurdu:
سَوُّوا صُفُوفَكُمْ؛ فَإنَّ تَسْوِيَةَ الصَّفِّ مِنْ تَمَامِ الصَّلاَةِ
«Saflarınızı düzeltin; çünkü safların düz olması, namazın kemaletidir.».
Buhari (723), Müslim (433).
Peygamber Efendimiz (ﷺ) namazın doğru kılınmasına çok dikkat ederdi. En-Nu’man radıyallahu anh şöyle dedi:
يُسَوِّي صُفُوفَنَا حتى كأنَّما يُسَوِّي بِهَا القِدَاحَ حَتَّى إِذَا رَأَى أَنَّا قَدْ عَقَلْنَا عَنْهُ. ثُمَّ خَرَجَ يَوماً فقامَ حَتَّى كَادَ أنْ يُكَبِّرَ فرأَى رَجلاً بَادياً صَدْرُهُ، فَقَالَ: ﴿عِبَادَ اللَّه، لَتُسَوُّنَّ صُفُوفَكُمْ أَوْ لَيُخَالِفَنَّ اللَّهُ بَيْنَ وُجُوهِكُمْ
«Resûlullah (ﷺ), sanki okların doğruluğunu kontrol edecekmiş gibi saflarımızı her zaman dikkatli bir şekilde hizalar ve bizden ne istediğini anladığımızdan emin olana kadar bunu yapardı. Bir gün halkın yanına çıktı, ayağa kalktı ve: “Allahu Ekber” demek üzereydi. Fakat orada bulunanlardan birinin göğsünün öne doğru çıktığını görünce: “ Allah’ın kulları, saflarınızı mutlaka düzeltmelisiniz, aksi takdirde Allah yüzlerinizi mutlaka değiştirecektir” dedi.
Hadis “Salihlerin Bahçeleri” hadis külliyatında verilmiştir. (160).
Peygamber (ﷺ) müminleri boş yerleri doldurmaya ve ön saflara geçmeye teşvik ederdi.
Allah (c.c.) bu safı devam ettirenlere salât ve selâm eder ve onları en üstseviyelere koyar. Bu sünnete uyan, cemaat sevineceklerdir, çünkü Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
«Şüphesiz ki Allah Teâlâ ve melekleri, ilk saflara yakın olanlara salat ederler. Ve Allah katında bir safı tamamlamak için atılan adımlardan daha sevimli bir adım yoktur.»
Ebu Davud aktarmıştır.
Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:
إنّ الله تعالى وملائِكتَهُ يُصَلُّونَ على الذين يصلونَ الصُّفوفَ ومنْ سَدَّ فُرْجَةً رَفَعَهُ الله بِها دَرَجَةً
«Allah ve melekleri, namazda öndeki safları dolduran ve saflar arasında boşluk bırakmayan kimselere salâtta bulunurlar. Her kim,namazda bir boşluğu doldurursa, o davranışından dolayı Allah da onun cennetteki makamını bir derece yükseltir.»
Ahmad (6/89), İbn Mace (995), ibn Huzeyme (1463), İbn Hibban (2160).
Peygamber (ﷺ) saflarda ayrılığa karşı kesin bir şekilde uyarmıştır. Dış daima içi etkiler, iç ise dışı etkiler, saflardaki ayrılık kalplerin ayrılığına yol açar. İbn Mes’ud (radıyallahu anh) anlatır: «Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bizi omuzlarımızdan tutarak şöyle derdi::
اسْتَووا ولاَ تَخْتَلِفُوا فَتَخْتَلِفَ قُلُوبُكُمْ، لِيَلِيَنِي مِنْكُمْ أُولُو الأحْلاَمِ وَالنُّهَى
«Birlik olun ve birliği bozmayın, yoksa kalpleriniz ayrılığa düşer.»
Hadis “Salihlerin Bahçeleri” hadis külliyatında verilmiştir.» (1086).
İnsanlar namazda ayrılığa düştüklerinde şeytanlar onlara saldırır. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
رُصُّوا صُفُوفَكُمْ، وَقَارِبُوا بَيْنَهَا، وَحَاذُوا بِالأعْنَاقِ؛ فَوَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ إنِّي لأَرَى الشَّيْطَانَ يَدْخُلُ مِنْ خَلَلِ الصَّفِّ، كَأَنَّهَا الحَذَفُ
«Saflarınızı sıklaştırın, birbirine yaklaştırın ve boyunlarınızı düz bir çizgide tutun; çünkü ruhum elinde olan Allah’a yemin ederim ki, şeytanların küçük koyunlar gibi aralıklardan süzülerek geldiğini görüyorum.»
Hadis “Salihlerin Bahçeleri” hadis külliyatında verilmiştir. (1092).
Peygamber (ﷺ) ilk safta bulunanlara üç defa salat ve selam verirdi. İkinci sırada duranlara bir kez selat ederdi. Geridekilere hiç.
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
يَتَخَلَّلُ الصَّفَّ مِنْ نَاحِيَةٍ إلى نَاحِيَةٍ، يَمْسَحُ صُدُورَنَا وَمَنَاكِبَنَا، وَيَقُولُ: ﴿لا تَخْتَلِفُوا فَتَخْتَلِفَ قُلُوبُكُمْ﴾ وكانَ يَقُولُ: ﴿إنَّ اللَّهَ وَمَلائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى الصُّفُوفِ الأُوَلِ﴾
«Sahları bozmayın, yoksa kalpleriniz bozulur!» Ve sık sık şöyle derdi: “Muhakkak Allah ve melekleri, namazı ön saflarda kılan kimselere salâtta bulunurlar.”
Hadis “Salihlerin Bahçeleri” hadis külliyatında verilmiştir. (1090).
Pek çok insan bu hadisleri devamlı duyuyor, ama hiçbir şey değişmiyor; ya kibirden ya da ihmalkârlıktan safları düzgün tutmanın farzını yerine getirmiyor. Sahabeler bu sözleri işitince hemen itaat ettiler. Allah buyurur ki:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ
«Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Resûlü’nün çağrısına uyun.»
Kur’an-ı Kerim, Enfal, 8:24.
Enes (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir:
أُقِيمَتِ الصَّلاَةُ فَأقْبَلَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ ﷺ بِوَجْهِهِ، فَقَالَ: ﴿أقِيمُوا صُفُوفَكُمْ وَتَرَاصُّوا؛ فَإنِّي أرَاكُمْ مِنْ وَرَاءِ ظَهْرِي﴾ رواه البُخَارِيُّ بلفظه، ومسلم بمعناه.
وفي رواية للبخاري: وَكَانَ أَحَدُنَا يُلْزِقُ مَنْكِبَهُ بِمَنْكِبِ صَاحِبِهِ وَقَدَمَهُ بِقَدَمِهِ
“Saflarınızı dümdüz tutunuz ve birbirinize sımsıkı yapıştırınız. Zira ben sizi arkamdan da görüyorum.» Ve Enes radıyallahu anh: “her birimiz omuzunu arkadaşının omuzuna, ayağını arkadaşının ayağına yapıştırırdı,» demiştir.
Buhari (719, 725).
Ömer bin Hattab (r.a.) namazdan önce safları düzeltmek için bir adamı görevlendirmiştir. Bu adam Ömer’e gelip safların düzeltildiğini haber verince, namaz başladı. Osman (radıyallahu anh) zamanında da aynı durum yaşanmıştır.
İnsanların namaz kılarken yaptıkları en yaygın hatalardan biri de kibirlenmektir. Namaz kılan bir Müslümanın safları düzeltmek için kendisine dokunulmasına itiraz etmemesi gerekir. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur::
خياركم الينكم منا كب فى الصَّلوٰة
«Sizin en hayırlınız omuzlarını yumuşak tutandır.»
Ebu Davud tarafından rivayet edilmiştir.
Bu, en iyi müminlerin, düzeltme ihtiyacı duyulduğunda hemen itaat ettikleri anlamına gelir..
Bir diğer yanlış da namaz kılanların iki sütun arasında saf halinde durmalarıdır. Kurra ibn İyas el-Müzeni (Allah ondan razı olsun) anlatır:
كُنَّا نُنْهَى أَنْ نَصُفَّ بَيْنَ السَّوَارِى عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ -صلى الله عليه وسلم- وَنُطْرَدُ عَنْهَا طَرْدًا
«Resûlullah (ﷺ) zamanında, sütunlar arasında (namazda) saflarda durmamız yasaklanmıştı. Ve biz onlardan uzaklaştık.»
İbn Mace (1002), et-Tayalisi (1072), İbn Hüzeyme(1567), İbn Hibban (2216).
Tek başına namaz kılan, sütunlar arasında durabilir ama sütunlar sırayı bozduğu için sütunlar arasında saf halinde durmak doğru değil. Bunun tek istisnası, namaz kılınan mekanın çok dar olması ve insanların sütunlar arasında durmak zorunda kalması durumudur.
İmamın, Hz. Peygamber (ﷺ)’in ikamet getirdikten sonra ve namaza başlamadan önce okuduğu şu sözleri okuması sünnettir:
«Hizaya gelin ve tekdüzeliği bozmayın.»
Müslim (432).
Bazen insanlar safların hizalamanın şart değil, sünnet olduğunu söylerler. Ancak safları hizalamaya ilişkin doğru tutum, bunu bir vacip amel olarak görmektir. Zira safları hizalamayı ihmal etmek, yukarıdaki hadiste geçen tehdidi gerektirir:
« yoksa kalpleriniz bozulur!»
Müslim tarafından rivayet edilmiştir (432).
Bir başka hadiste buyurulur:
وَمَنْ وَصَلَ صَفّاً وَصَلَهُ اللَّهُ، وَمَنْ قَطَعَ صَفّاً قَطَعَهُ اللَّهُ
« Safı birleştiren kimseyi yüce Allah da bitiştirir. Safı keseni, düzgün yapmayanı ise Allah da kat`eder.»
Ebu Davud (666).
Hizalama rehberi: omuzlar ve ayak bilekleri.
İnsanlar genellikle hizalamanın parmak uçlarına göre yapılması gerektiğini düşünürler. Ancak parmak uçları bir rehber değildir; tüm insanların ayakları farklı boyutlardadır.
Ayak bileklerinle yanındaduranın ayak bileklerine değmek sahabe sünnetidir. Safları hizalamak için, sahabeler tabanı yanındakinin tabanına, ayak bileklerini ayak bileklerine dayıyorlardı. Böylece sıra düzgün ve sık hale gelyordu. İnsanların saflarını düzeltmelerine yardımcı olmak, kötü şeylerden kaçınmak, takvada, iyilikte yardımlaşmak takdire şayan bir davranıştır.
Eğer iki kişi namaz kılıyorsa: İmam ve imamın arkasında namaz kılan kimse, aynı hizada durmalıdırlar. Çünkü onlar tek saftırlar. İmam bazı kimselerin zannettiği gibi biraz öne çıkmamalıdır. Bunun delili Peygamber Efendimiz (ﷺ)’in sünnetidir. Burada İbn Abbas’ın, Hz. Peygamber (ﷺ) ile birlikte evinde yatsı namazını kıldığı olay kastedilmektedir. O sırada hz. Peygamber onu kendisiyle aynı sıraya koyardı.
İlk sıraların doldurulması önemlidir. Birçok camide aynı hata yapılıyor: İlk sıra henüz dolmamışken, insanlar ikinci sıraya girmeye veya oturmaya başlıyor. Ve namaz başladığında ve imam ilk safı doldurmayı söylediğinde, insanlar şaşırıyor ve çoğu zaman karmaşa çıkıyor. İlk sırayı doldurmak gerekli – bu bir kişinin atabileceği en iyi adımdır.
Sıralar birbirine yakın olmalıdır. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) insanlara şöyle buyurdu:
رُصُّوا صُفُوفَكُمْ، وَقَارِبُوا بَيْنَهَا، وَحَاذُوا بِالأعْنَاقِ
«Saflarınızı sıklaştırın, onları birbirine yaklaştırın.»
Hadiz Ebu Davud tarafından rivayet edilmiştir (667).
Sıralar arasında çok fazla boşluk bırakmak doğru değildir. Çoğu zaman şöyle olur – imamın arkasında bir iki sıra sığacak kadar yer kalır. Bu doğru değildir. Saflar birbirine yakın olmalı, secde için yeterli alanın kalması kafi.
İnsanlar sık sık kendilerine şu soruyu sorarlar: İmamın sağında mı yoksa solunda mı durmak daha iyidir? İmamın sağında ve solunda duranların sayısı yaklaşık olarak eşit ise, sağ tarafta durmak daha iyidir. Ama eğer sağda çok, solda az insan varsa, o zaman solda durmak daha iyidir. İmamın solunda olmak, sağında olup ondan uzak olmaktan daha hayırlıdır. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
«İçinizden aklı başında olanlar ve basireti olanlar bana yakın dursunlar.»
Peygamber (ﷺ) Efendimiz, en hayırlı safın birinci saf olduğunu buyurmuştur. Bu sözler sadece erkeklere söylenmiştir. Erkekler için en şerli saf son saftır. Kadınlar için en iyi sıra son sıra, en kötü sıra ise ilk sıradır. Kadının erkekten uzak olması daha hayırlı olduğundan, ortak alanda namaz kılındığında kadınlar için en hayırlı saf son saftır.
Namaz esnasında erkekler ve kadınlar birbirlerinden tamamen ayrı duruyorlarsa ve birbirlerine yakın olma cazibesi yoksa, kadınlar için de en uygunu ön saftır. Bu durumda Hz. Peygamber aleyhisselam erkekleri teşvik ettiği şeyi kadınları da teşvik etmektedir.
Aşağıdaki satırlar namazı kıldıracak imamlar içindir. Bazı imamlar, namazdan önce safları sıraya dizerken: “Sıraya girin…” der ve “… -ki Allah sizlere merhamet etsin” diye eklerler. Bu bir hatadır! Sahih hadislerde Hz. Peygamber (ﷺ)’in: «…Allah sizlere merhamet etsin» dediği rivayet edilmediğinden, bu cümleyi söylemeye gerek yoktur.