
Fatiha suresi Kur’an’ın en önemli suresidir. Bütün İslam alimleri bu surenin yedi ayetten oluştuğu konusunda görüş birliğindedirler ve bu nedenle Allah Teâlâ, bu sureyi Kur’an’da «tekrar eden yedi ayet» olarak adlandırmıştır.
Amin kelimesi Fatiha suresinin bir ayeti değildir. Pek çok kişi bu kelimenin bu sureye gönderme yaptığını düşünüyor ve bu nedenle çocuklarına okumayı öğrettiklerinde sonunda “amin” demeyi öğretiyorlar. Ama amin bir duadır, ayrı bir duadır, Allah’tan bir ricadır, yani «Allah’ım, cevap ver» demektir.
Birçok kişi “amin” kelimesini yanlış telaffuz ediyor. İki seçenek vardır: “a-a-amin” – başlangıçta uzatma; veya «amin». Her iki yöntem de doğrudur. Ancak bazı insanlar «am-m-min» der ve «m» harfini iuzatır. Bu yanlıştır çünkü tamamen farklı bir anlam kazanır.
Fatiha suresini okurken manasını bozacak hatalar yapan insanlar var. Bazıları diyor ki: «hdine’s-sırâta’l-mustakîm. Sırâta’l-lezîne en’amte aleyhim…» Bizi dosdoğru yola ilet. Kendilerine nimet verdiğim kimselerin yoluna ilet,» doğrusu: «en’amte aleyhim» – «nimet verdiğin..»
Çok yaygın olan başka bir hata daha var. Bazıları şöyle der: «İyâke na’budu ve iyâke neste’în» ve «iy»yi uzatmıyorlar. “Iyake” değil “iyyake” demek gerekiyor çünkü “iyake” “güneş” anlamına geliyor. “Iyake na’budu” uzatılmadan “güneşe taparız ve güneşten yardım isteriz” anlamına gelir. Bu nedenle “iyake” diyemezsiniz, doğrusu “iyyâke”.
Her Müslüman erkek ve kadın ilim öğrenmekle yükümlüdür. Vaziyetlerden biri de Fatiha suresini doğru okumayı öğrenmektir, çünkü günde en az on yedi defa okuyup doğru şekilde yapmalısınız. Bu namazın direğidir, namaz da dinin direğidir.
İkincisi, ki bu da daha az önemli değil, Müslüman okuduğunun anlamını araştırması gerekiyor, çünkü Kur’an sadece insanların okuyup anlamaması için indirilmemiştir, çünkü Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
كِتَابٌ أَنزَلْنَاهُ إِلَيْكَ مُبَارَكٌ لِّيَدَّبَّرُوا آيَاتِهِ وَلِيَتَذَكَّرَ
“Bu bir mübarek kitaptır ki onu sana, insanlar âyetleri üzerinde iyice düşünsünler, akıl iz‘an sahipleri ondan dersler, öğütler alsınlar diye indirdik.”
Kur’an-ı Kerim, Sâd, 38:29.
Bir insan okuduğunu anlamıyorsa üzerinde nasıl düşünebilir? Bu nedenle Kur’an’ın anlamını ve özellikle Fatiha Suresi’nin anlamını araştırmanız gerekir. Bunun için bu Kitabın tefsirinden faydalanmak gerek..
Rusçaya tercüme edilen en iyi tefsirlerden biri, en basit ve en kısaltılmışı Şeyh Abdurahman Saadi’nin (Allah ona rahmet etsin) tefsiridir.
Allah, Müslümanlara İslam üzere yaşamayı ve imanla ölmeyi nasip etsin, Müslümanlara dinlerini ilim ve ibadet etmeyi nasip etsin, çünkü Peygamber Efendimiz (sallalahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
من يرد الله به خيرا يفقهه في الدين. وإنما أنا قاسم ويعطى الله
«Allah kime hayır dilerse ona din anlayışı verir.»
Müslim (1037).
Ve eğer bu topluluk (ümmet) kendi dini konusunda bir anlayışa sahip değilse, o zaman belki de insanlar Yüce Allah’ın onlar için hayır istemediği bir konuma ulaşmış olabilirler mi?