KIYAMET NE ZAMAN

0
Share

Eski çağlardan beri insanlar Kıyamet Günü ile ilgili soruyu sormuşlar ve Peygamber Efendimiz (sallalahu aleyhi ve sellem) bu soruyu defalarca cevaplamıştır. Bu konu Kur’an’da da zikredilmektedir. Bu soruyu soran kişiler iki gruba ayrılıyor.

Birinci grup, kıyametin uzak ve gerçek dışı bir şey olduğunu düşünerek, kıyamet gününe inanmamaktadır. İkinci grup ise onun yaklaşmasından korkar ve bu büyük güne hazırlanmaya çalışır. Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hak bu iki gruptan bahsediyor.

يَسْأَلُكَ النَّاسُ عَنِ السَّاعَةِ قُلْ إِنَّمَا عِلْمُهَا عِندَ اللَّهِ وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّ السَّاعَةَ تَكُونُ قَرِيبًا

“İnsanlar senden kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. “Bunun bilgisi yalnızca Allah katındadır” de. Nereden bileceksin, belki de kıyamet yakında olacak.”

Kur’an-ı Kerim, Ahzâb, 33: 63.

يَسْتَعْجِلُ بِهَا الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِهَا وَالَّذِينَ آمَنُوا مُشْفِقُونَ مِنْهَا وَيَعْلَمُونَ أَنَّهَا الْحَقُّ أَلَا إِنَّ الَّذِينَ يُمَارُونَ فِي السَّاعَةِ لَفِي ضَلَالٍ بَعِيدٍ

“Ona inanmayanlar onun çabuk gelmesini istiyorlar; inananlar ise gerçek olduğunu bilerek ondan kaygılanmaktalar. Şu iyi bilinmeli ki, kıyameti tartışma konusu yapanlar derin bir sapkınlık içindedirler.»

Kur’an-ı Kerim, Şûrâ, 42:18.

Bu ayette Cenab-ı Hak bu iki kategoriye işaret etmektedir. Yani şüpheyle, küfürle veya inatla kıyametin ne zaman olacağını soran kimseler; ve ondan korktukları için kıyametin ne zaman geleceğini merak edenler. Allah Teâlâ, Kur’an-ı Kerim’de insanların Peygamber Efendimiz’e (ﷺ) bu konuda çok soru sorduklarını bildirmektedir.

سْأَلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَاهَا قُلْ إِنَّمَا عِلْمُهَا عِندَ رَبِّي لَا يُجَلِّيهَا لِوَقْتِهَا إِلَّا هُوَ ثَقُلَتْ فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ لَا تَأْتِيكُمْ إِلَّا بَغْتَةً

“Ne zaman gelip çatacak?” diye sana kıyamet saatini sorarlar. De ki: “Onun hakkındaki bilgi sadece rabbimin katındadır. Vakti geldiğinde onu açığa çıkaracak olan ancak Allah’tır. O (kıyamet), göklere de yere de ağır gelecektir! Sizi ansızın yakalayacaktır!”

Kur’an-ı Kerim, A’râf, 7:187.

Bilim adamlarına soruyorlar: «göklere de yere de ağır gelmesi bu bilginiz bu kadar gizli olmasından mıdır yoksa büyük bir felaket olduğu için mi?»

تَأْتِيكُمْ إِلَّا بَغْتَةً

«Sizi ansızın yakalayacaktır!”

Kur’an-ı Kerim, A’râf, 7:187.

Bunu sadece Rabbimiz biliyor. Bu gün, yani kıyamet günü, O’nun izniyle, Yüce Allah’ın belirlediği zamanda gelecektir. Ve diyor ki:

يَسْأَلُكَ النَّاسُ عَنِ السَّاعَةِ قُلْ إِنَّمَا عِلْمُهَا عِندَ اللَّهِ وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّ السَّاعَةَ تَكُونُ قَرِيبًا

“İnsanlar senden kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. “Bunun bilgisi yalnızca Allah katındadır” de. Nereden bileceksin, belki de kıyamet yakında olacak.”

Kur’an-ı Kerim, Ahzâb, 33:63.

Bu ayet, kıyamet gününün yakın ve şüpheden uzak olduğuna işaret etmektedir.

Peygamber Efendimiz’in (sallalahu aleyhi ve sellem) hadislerinde, kendisine bu konuda soru soran birçok örnek bulabilirsiniz. Duruma ve cevabın hikmetine göre farklı cevaplar vermiştir.

Bir gün Peygamber Efendimiz aleyhisselam ashabıyla oturuyordu ve onlara bir şeyler anlatıyordu. O sırada çölden gelen basit bir Bedevi yanlarına gelerek sordu: «Ya Resulullah, kıyamet ne zaman kopacak?» Peygamber aleyhisselam ona cevap vermedi. Bedevi sorusunu tekrarladı ama Peygamber Efendimiz sohbetine devam ettiğinden, sahabeler onun soruyu ya duymadığını ya da beğenmediğini düşünerek görmezden geldiler.

Fakat Peygamber Efendimiz sallalahu aleyhi ve sellem vaizini bitirince: «Bana kıyamet saatini soran adam nerede?» diye sordu. Bedevi burada olduğunu söyledi. Rasulullah aleyhisselam şöyle buyurdu: «İnsanlara olan güven kaybolduğunda, emanete hıyanet edildiğinde.» Adam sordu: “Güvenilirlik nasıl kaybolacak? Bu nasıl ortaya çıkacak ey Allah’ın Resulü?»

Hz. Peygamber aleyhisselam şöyle cevap verdi: «İşler bunu hak etmeyene emanet edildiğinde, liderlikte veya bazı konularda buna uygun olmayana güvenildiğinde»

Başka bir defasında bir adam Peygamber Efendimiz’e (sallalahu aleyhi ve seelm) geldi ve aynı soruyu sordu. Allah Resulü, orada bulunanlara, sonra çocuğa baktı ve şöyle buyurdu: «Eğer bu çocuk yaşarsa, kıyamet, o yaşlanmadan gelecektir.»

«Bu ne anlama geliyor?» – insanlar sordu. “Bu da demek oluyor ki burada bulunan hepiniz, genel olarak tüm nesliniz bu dünyayı terk edecek ve onlara kıyamet gelecektir. Bu çocuk, ihtiyarlanana kadar sizden kimse kalmayacak, sizin için kıyamet gelecektir.”

Buhari, Müslim.

Bu çok güzel bir cevap.

Kıyamet Saati üç çeşittir: birincisi – Dünyadaki tüm yaratıkların öleceği ve insanların mezardan kalkıp Yaradan’ın huzuruna çıkacağı büyük Kıyamet Günüdür. İkincisi – bir neslin yok olacağı bir kıyamet saati vardır. Her nesil birgün yok olur ve bir daha bu dünyaya geri dönmez. Ve bir de her kişi için ayrı bir Kıyamet Saati vardır.

Başka bir defasında Peygamber Efendimiz (sallalahu aleyhi ve sellem) üçüncü bir cevap vermis:

أنَّ أعرابيًا قَالَ لرسول الله – صلى الله عليه وسلم: مَتَى السَّاعَةُ؟ قَالَ رَسُول الله – صلى الله عليه وسلم: «مَا أعْدَدْتَ لَهَا؟» قَالَ: حُبَّ الله ورسولهِ، قَالَ: «أَنْتَ مَعَ مَنْ أَحْبَبْتَ»

“Ve ashabını o kadar sevindirdi ki: “Kıyamet günü için ne hazırladın?” Adam cevap verdi: «Ona çok fazla namaz, oruç, sadaka hazırlayamadım ama Allah’ı ve Resulünü seviyorum.» Peygamber Efendimiz (sallalahu aleyhi ve sellem) de sahabeleri çok sevindiren şu sözleri söyledi: «sevdiklerinle birlikte olacaksın.»

«Muhtasar Sahih el-Buhari» tarafından verilen hadis (1459).

Allah’ı sevmek ne kadar önemlidir! Allah Resulü’ne saygı ve sevgi göstermek ne kadar önemlidir! Sahabelere sevgi göstermek ne kadar anlamlı!

Bu hadisi rivayet Enes ibn Malik şöyle diyor: «İslam’ı kabul ettikten sonra hiçbir şey bizi Peygamberimizin bu sözleri kadar sevindirmedi.» Enes şöyle devam etti: “Resûlullah (ﷺ)’i seviyorum, Ebu Bekir’i seviyorum, Ömer’i seviyorum. Onların işlediği amelleri ben yapmamış olsam da, onlara olan sevgimden dolayı onlara yakın olacağımı ümit ediyorum.”

Bir adam Peygamber Efendimiz (ﷺ)’e kıyametin ne zaman kopucağını sormuş. Hz. Peygamber aleyhisselam, bunun yalnızca Yüce Allah tarafından bilindiğini söylemiş. Rab bu sırrı tüm yarattıklarından saklamıştır -ki insanı rahatsız etmesi gereken konu bu değil. Düşünmesi gereken kıyamet günü için ne hazırladığıdır. Bu soru sürekli insanın kafasında olmalı.

Cebrail aleyhisselam, Peygamber Efendimiz’e (sallalahu aleyhi ve sellem) insan şeklinde geldi, böylece Cebrail, Rasulullahın cevaplayacağı sorular sordu ve bu, insanlara dini, dinin esaslarını yani en önemli şeyleri öğretmek amaçlı oldu. «Kıyamet saati ne zaman?» diye sordu Cebrail. Ve Hz. Peygamber aleyhisselam şöyle cevap verdi: «Sorulan sorandan daha fazlasını bilmiyor.»

Yani Peygamber Efendimiz (sallalahu aleyhi ve sellem) sorandan, meleklerin en hayırlısı ve en bilgilisi olan Cebrail aleyhissellem’den daha fazlasını bilmemektedir.

Zaman zaman insanların kıyametin geleceğini söylediklerini, sonra da kesin tarihleri ​​söyleyip saati belirlediklerini duyarız. Hatta bazıları bu konuda kitap bile yazıyor. Bunu yapan, Yüce Allah’a büyük bir yalan uydurmuş, Allah’ın dininde bilmediği şeyleri konuşmuş olur. Bu da büyük bir günahtır, özü itibariyle küfür olan bir şeydir.

İşte kıyametin ne zaman kopacağı sorusu eski çağlardan beri sorulmaktadır. Hatta bir sahabe şöyle demiştir: «Sizden biriniz öldüğünde, onun kıyamet günü başlar.»

Burada çok önemli bir talimat var. Bu nedenle kıyamet saatini üçe ayırıyorlar: Birincisi, tüm insanların mezarlarından kalktığı zaman, yani dünyanın sonunun geleceği zaman ve bu büyük kıyamet saatidir; ikincisi, bir neslin yok olduğu vakti; üçüncüsü, her kişi için ayrı olan küçük Kıyamet Saatidir.

Ölüm geldiği zaman, kıyamet günü de başlamış olur. Çünkü insan bu yurdundan yani amel dünyasından hemen hesap ve ceza yurduna (ahire) gider. İnsan öldükten sonra ruhu bedenden ayrılır ve hemen ya zevk ve huzur ya da acı ve azap olur. Ve bu nedenle Peygamber efendimiz sallalahu aleyhi ve sellem, namazdan sonra her zaman El-Kürsi ayetini okuyan bir kişi hakkında şöyle der:

«Onun cennete girmesi için tek bir engel vardır- ölüm.»

Hadis, İmam Nesai tarafından “Amalyul yaumi ve lleila” (100) kitabında ve İbnü’s-Sünni tarafından “Amalyul yaumi ve lleila”da nakledilmiştir. (124).

Her insan bilmelidir ki, kıyamet hakikattir ve yakındır. İnsanlar bunun farkına bile varmıyor. Böyle beklenmedik bir şekilde gelebilir insanın bireysel saati, büyük kıyamet saati de beklenmedik bir şekilde gelebilir.

Peygamber Efendimiz sallalahu aleyhi ve sellem hadislerinde şöyle buyuruyor:

عن النبي صلى الله عليه وسلم، قال «لا تقوم الساعة إلا على شرار الناس

“Bu saat ancak (yalnızca) en kötü insanlar yeryüzünde kalacakları zaman gelecektir.”

Ahmad (1/394), Müslim (2949), İbni Hibban (6850).

Bu nedenle bu dünyaya bağlanmamaya çalışın, sanki hiç ölmeyecekmişsiniz gibi uzak umutlar ve planlar kurmayın. İyi işler yapmaya odaklansanız iyi olur. Bu, dünyevi çıkarlar için, ihtiyaçlarınızı karşılamak için çalışmamanız gerektiği anlamına gelmez. Ancak asıl amacınız bu olmamalı. Önce sonsuz yaşam (ahiret) gelmelidir.

İşte bu yüzden Peygamber Efendimiz aleyhisselam bize şu duayı öğretti:

اللهم لا تجعل الدنيا اكبر همنا ، ولا مبلغ علمنا

«Allah’ım, dünya hayatını asıl gayemiz ve ilmimizin sınırı kılma.»

Tirmizi tarafından rivayet edilmiştir.

Bu dünyada gelecekteki olaylar hakkında endişelenmemeliyiz. Evet, dünyevi varlığımızı sürdürebilmek için çalışmamız gerekiyor. Ancak bu bizi, yaratıldığımız sonsuz hayata hazırlanmaktan alıkoymamalı. Yalnızca tek bir Tanrı’ya, yani Rahman ve Rahim olan Yüce Allah’a ibadet etmeliyiz. O bizim Yaradanımızdır ve dinimizi samimiyetle O’na adamalıyız. Yaradan’la buluşmaya hazırlanmamızın tek yolu budur.

İnsanın kendisi için yapabileceği en önemli şey tevhid ve ihlas kazanmaktır. Yaptığımız tüm iyilikleri Allah’a adamalıyız çünkü O’nun onları kabul etmesi ancak bu şekilde mümkündür.